Notaların Tarihi ve Türk Müziğinde Gelişimi

Notaların Tarihi ve Türk Müziğinde Nota Yazımının Gelişimi

Müziğin alfabesi olarak bilinen nota batıda ilk olarak 9. Yüzyılda ortaya çıkmıştır. Bu yüzyıldan önce enstrüman çalımı müzik kulağına göre çıkarılmakta ve çalınmaktaydı. Notasız dönem müzik tarihi bakımından karanlık bir sayfa olmasa da müziğin gelişmesi ve yayılması pek mümkün olmuyordu. Çoğu beste bu sebepten dolayı tarihe karışmış ve unutulmuş ancak kulak aşinalığı ile günümüze kadar ulaşan bazı eserlerde mümkündür.

Nota bir nevi müziğin sistemleşmiş halidir. Bu sistemin matematiği ilk olarak Pisagor’un ortaya koyduğu söylenmektedir. Çoğu kaynakta Pisagor ilk olarak bir demirci dükkanında demir dövülürken çıkan farklı seslere dikkat çekmesiyle müziğin sistemleşmeye başladığını belirtilir. Pisagor daha sonra bu sesleri incelediği ve kayıtlar tuttuğu söylenmektedir.

Kesin olarak bilenen bilgiye göre müziğin notalaşması Arezzo’lu Guido ile başlamıştır. Kendisi ses değerlerinin yüksekliğini kesin olarak belirterek nota sisteminde büyük gelişme kaydetmiştir. Arezzo’lu Guido notaların isimlerini aziz lohannes battista adlı ilahinin baş harflerinden yola çıkarak koymuştur. İlahi ve notası aşağıda verilmiştir.

Kesin Ancak Si notasının adı ona ait değildir. Si notasının adı daha sonra verilmiştir. İlk zamanlarda Do notası ‘ Ut ‘ olarak söylenmekte ve bu okunuşta sıkıntılar yaratmaktaydı. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak amacıyla bu isim do olarak kullanıldı ancak halen daha bazı dillerde ‘ Ut ‘ olarak da kullanılmaktadır. Örneğin Almanlar halen daha kullanmaktadır.

Notanın bulunması ise müzik teoride yapılıp pratikte uygulanması daha basit oldu. Bu sayede büyük besteciler çoğu enstrümanlarda da beste yapabildi ve bestelerinde diğer enstrümanları da kullanabildi. Ayrıca nota sisteminin ortaya çıkması ile müziğin evrensel bir hal almasının önü açıldı. Bir müzisyen bir şarkıyı sadece notasına bakarak çalabilir hale geldi.

Nota sistemi 17. Yüzyıla kadar sürekli bir gelişim halindeydi. Bu gelişim 17. Yüzyılda tamamlanmasıyla birlikte aynı dönemde nota sistemi evrensel bir hal almaya başladı ve yayıldı. Basılan çeşitli metotlarla birlikte ilk önce Avrupa’da büyük ilgi toplayan nota sistemi daha sonra Avrupa üzerinden dünyaya yayıldı. Ancak nota sisteminin hala geliştirilerek kullanıldığını da unutmamak gerekmektedir. Nota sistemi üzerinde ki çalışmalar akademisyen ve araştırmacılar tarafından devam edilmektedir.

Bizim topraklarımıza nota yazımı ise 16. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunda yayılmaya başlamıştır. Yine bu dönemde batı müziğine ve kültürüne ilgi artmıştır. Saraya getirilen esir ve davetli müzisyenler batı müziğini saraya taşımışlar ve Ülkemizde ki müzik gelişimine büyük katkılarda bulunmuşlardır.

Osmanlı ilk olarak alfabetik nota yazımını benimsemiştir. Ancak bu sistem Osmanlıya özgü bir sistem değildir. Arapça, Farsça ve Türkçe karışımı alfabetik nota sistemini geliştirmişlerdir. Her nota Arap alfabesinde ki bir değere karşılık gelmektedir. Bu nota sistemi sağdan sola doğru okunmaktadır. Seslerin değerleri ise notanın altına koyulan rakamlarla belirtilmiştir.

Osmanlı nota

Osmanlı farklı dönemlerde farklı nota sistemlerini benimsemiştir. Örneğin 18. Yüzyılda abdülbaki dedenin nota sistemine geçilmiştir. 19 yüzyılda baba hamparsunun nota sistemine geçilmiştir. 19. Yüzyıl’ın sonlarına doğru ise her alanda Batılaşma olduğu gibi müzik alanında da Batılaşma yaşanmıştır. Aslen İtalyalı olan ve müziği geliştirmek amacıyla getirilen Donizetti Paşa yeni bir devlet orkestrası kurarak bu orkestrada batılı nota sistemini kullanmış ve günümüz nota sistemi böylece topraklarımıza girmiştir. Daha sonra Cumhuriyetimizin ilanı ile bu nota sisteminde kalıcılık sağlanmıştır.