Neden Çello?

Rapsodi Sanat ailesi olarak, açıldığımız ilk günden beri öğrencilerimizle samimi ve sıcak bir ortam kurmaya çalıştık. Değerli öğrencilerimizin içtenlikleri sayesinde de bu samimiyeti yakalamak çok zor olmadı. Çello kursu İzmir olarak bugün yazımızda, çello kursu alan bir çello öğrencimizin kendi kalemiyle kağıda döktüğü bir yazıya yer vermek istedik. Nezaketi, içtenliği ve her zaman gülen yüzü için İmgesu Ada Şahin’e teşekkür ediyoruz.

Küçüklükten beri müziğe ilgi duymuştur. Çok klasik ama doğru bir cümle. Müzikle uğraşan herkes bu cümleyi daha önceden söylemiştir zaten. Aslında bu ilgi ailemden kaynaklanıyor. Babam klasik müzik dinlemeyi sevdiği için rutin işlerini klasik müzikle yapıyordu. Bende onları dinleyerek büyüdüm. Çoğu arkadaşımdan önce Mozart, Beethoven, Vivaldi gibi büyük bestecileri biliyordum. Büyüdükçe dinlediğim müzik tarzı değişti ama klasik müziği hep sevdim ve klasik müzikle ilgili bir enstrüman çalmak istiyordum. Bu kadar istememe rağmen neden daha önce başlamadığımı bende bilmiyorum. Zaten dershane yüzünden Fransız Kültür’ü bırakmak zorunda kalmıştım. Çelloya başlasaydım büyük ihtimalle onu da bu yüzden bırakmak zorunda kalacaktım. Sanırım böylesi daha iyi oldu.

Peki, neden çello? Çünkü her enstrümanın kendine özgü değişik bir etkisi var. Bu etkiyi bana en çok hissettiren çello oldu.

2016’nın yazında çelloya başlamaya karar verdim. Yazın karar vermeme rağmen Eylül ayında kurs araştırmaya başladım. Sanırım bende bir şeyleri geciktirme alışkanlığı var. Kursun evime yakın olmasını istiyordum. Malum sınav senesi, yollarda vakit kaybetmemeliydim. Sonra internetten araştırmaya başladım. Rapsodi’yle beraber birkaç tane daha kurs buldum. Bunu da söylemeden geçmeyeyim, internet sitesini en çok beğendiğim kurs Rapsodi oldu. Hemen hemen sitede yazılan çoğu şeyi okudum. Benimle beraber kursa başlamak isteyen arkadaşıma da gösterdim ve beraber görüşmeye gittik. İçeri girdik, masanın karşısındaki sandalyelere oturduk. Dekorasyonu baya hoşumuza gitmişti. İlerleyen zamanlarda baya geliştirdiler. Hatta yılbaşı için bir yılbaşı ağacı bile koydular. Konuşmamız baya kısa sürdü çünkü daha sonra deneme dersine gelecektik. Aradan kısa bir zaman geçti ve deneme dersine geldik. O gün çello hocamla tanıştım. İlk izlenim çok önemliydi benim için. Görüp görebileceğim en tatlı çello hocasıyla karşılaştım diye düşünmüştüm. 10 dakikalık kısa bir ders yapmıştık ama gerçekten çok içten ve samimi gelmişti bana.  Ben kararımı dersten çıkınca vermiştim zaten sırf kendi hocam için değil, oradaki herkes için aynı şeyi söyleyebilirim. Samimiyete önem verdiğim için buradaki ortamı çok beğenmiştim. Buradan çıkınca görüşmeye başka yerlere daha gittim ama kararımı verdiğim için fazla ilgimi çekmedi ve Rapsodi’ye yazıldım. Başlayalı yaklaşık bir buçuk ay oldu. Çellomu da aldım, çello almamda da aşırı derecede yardımcı oldular. Hatta köprüsünü yaptırmak için hocamın okuluna gittim. Orada da aynı samimiyetle ve içtenlikle bana yardım ettiler. Hatta tellerini bile kendimiz taktık. Baya emek var çellonun üstünde.

Her dersten mutlulukla çıkıyorum. Hem seçtiğim kurs hem de seçtiğim enstrüman ile ilgili ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlıyorum. Seneye üniversite için şehir dışına çıkabilirim, şuan için bu kesin değil ama gidersem kursu bırakacağım için şimdiden üzülüyorum.